Imam Efendi Tomb (Osman Bedrettin Erzurumda my Hz.)

4.9/5 based on 8 reviews

Contact Imam Efendi Tomb (Osman Bedrettin Erzurumda my Hz.)

Address :

23350 Elâzığ Merkez/Elazığ, Turkey

Categories :
City : Elâzığ Merkez/Elazığ

23350 Elâzığ Merkez/Elazığ, Turkey
m
mehmet yıldırım on Google

Güzeldi
it was nice
M
Murat Çınar on Google

Rabbim Şefaatine nail eylesin
May my Lord attain your Intercession
S
Selçuk Gökalp on Google

Huzur
Peace
Y
Yakup CAMCI on Google

Moskofun Erzurum Aziziye tabyalarına baskın yapmasını haber alıp Ayaz Paşa camiinde Erzum halkını okuduğu Ezan ile hücuma sevkeden Bir kahraman-i İslamın Mezarı Mutlaka ziyaret edilmeli!
A tale of a hero-i Islam must be visited in the Ayaz Pasha mosque.
A
Abdulhalim Durma on Google

Anlatılır ki, Mehmed Tahir Efendi bir gün İmam Efendi'ye “Molla Hafız! Bütün bildiklerimi sana öğrettim. Ayrıca bilmediklerimi de öğrendim. Şöyle ki, bilmediklerimi sana öğretmek için önce çalışıp öğrenmeye mecbur kaldım. Bundan ötesine gidemiyorum. Artık senin, ilmi benden daha fazla bir hocaya devam etmen gerekiyor. Bugünden itibaren ders vermeyeceğim”, der.
It is said that one day, Mehmed Tahir Efendi told Imam Efendi, “Molla Hafiz! I taught you all I know. I also learned what I didn't know. Namely, I had to study and learn first to teach you what I didn't know. I can't go beyond that. Now you have to go on a teacher more than me. I will not be teaching as of today ”.
o
ozkan yunkul on Google

İmam Efendi namı ile anılan ve asıl ismi Hafız Osman Bedrettin olan islam düşünürünün türbesi Harput'ta Meteris Mezarlığı'nın üst kısmındadır. 1858 yılında Erzurum'da dünyaya gelmiştir. İmam Efendi'nin tek mekanlı türbesinde, makam bölümünün demir parmaklıklarla ayrılmış olduğu görülüyor. İmam Efendi Türbesi büyük bir kubbe ile kapatılmış olan kare planlıdır. Sadece küçük bir pencere ile aydınlatılmaktadır. Türbe 2012 yılında Elazığ Valiliği'nce restore edilmiştir. Sohbetleri ölümünden sonra Sohbetname isimi ile 2 cilt halinde yayınlanmıştır.Etrafında Harput'un yetiştirdiği önemli kişilerin kabirlerinin bulunduğu türbe çok sayıda ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.
The tomb of the Islamic thinker, who is known as Imam Efendi and whose real name is Hafız Osman Bedrettin, is at the upper part of the Meteris Cemetery in Harput. He was born in Erzurum in 1858. In Imam Efendi's tomb with a single room, it is seen that the maqam section is separated by iron bars. Imam Efendi Mausoleum has a square plan, covered with a large dome. It is illuminated only by a small window. The tomb was restored in 2012 by the Elazig Governorship. After his death, his conversations were published in 2 volumes with the name '' '' '' '' '' '' '' '' '
H
Hakan Arpa on Google

Türbesi Harput Meteris mezarlığındadır. Asıl ismi Osman Bedrettin Erzurumi'dir. Halk arasında İmam Efendi ismiyle bilinir. 1858 yılında Erzurum'da dünyaya gelmiştir. İlk derslerini Erzurum'daki hocası Mehmet Tahir Efendiden alır. Dokuz yaşında iken Kur'an-ı Kerim'i ezberler ve hafız olur. Gittiği medresede sarf ve nahiv dersleri alarak Arapçayı öğrenmeye başlar. Arapçayı öğrendikten sonra tefsir, hadis ve fıkıh ilimlerine yönelir. Palu'da medfun Mahmud Samini Hazretleri’nin halifelerindendir. 1877 Osmanlı - Rus savaşına katılan Osman Bedrettin Hazretlerine bir gün rüyasında hiç tanımadığı bir zat şöyle der: “Hafız kurban! Ben, seni bekliyorum. Sen de bizi arıyorsun. Sana verilmesi gereken emânetin altında kudret ve kuvvetim azaldı. Gözüm yoldadır. Bu kadar saklanmaya ve naz etmeye sebep nedir? Yeter artık gel bana!” Bu rüyadan sonra merakla, rüya rahmanî mi diye düşünmeye başladı. Kendini davet eden zât kimdi ve nerede idi? Ertesi gün bir rüya daha gördü. Rüyasında dört mübarek zât ile karşılaştı. Bu zâtlar, Behâeddîn Buhârî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî, Ali Sebdî ve Vehbî-yi Hayyâtî yâni Terzi Baba hazretleri idiler. Ona şöyle buyurdular: “Aradığını Palu’da bulacaksın. Palulu Şeyh Muhammed Sâminî’nin dâvetine icabet et!” Bu işaret üzerine Palu’ya hareket etti. O yolda iken Muhammed Sâminî hazretleri de dergâhından Palu’ya gidip, beklediği talebenin kendisine gelmekte olduğunu söyleyerek talebeleri ile birlikte karşılamaya çıktı. Karşılaştıkları yerde onu şefkat ve muhabbetle bağrına bastı. Sonra onu dergâhına götürüp misâfir etti. Fakat Mahmûd Sâminî hazretlerinin tütün içmesi ve rahatsızlığı sebebiyle gözlerinin çapaklanması dikkatini çekmişti ve “bir şeyh nasıl tütün içer, gözleri çapaklı nasıl böyle dolaşır” diye kalbinde şüpheler ve aklında soru işaretleri olduğundan Hâfız Osman Bedreddîn önce inâbeye (tasavvufi olarak şeyhin müridi olup tarikat dersleri almak) yanaşmadı. Bu nedenle birkaç günlük misafirlikten sonra ayrılmaya niyetlendi. Osman Bedreddin’in kalbindeki ve aklındaki bu karışıklığa neden olan sorulara manevi olarak vâkıf olan Şeyh Samini Hazretleri, ayrılıp gitmeye niyetli Osman Bedreddin hazretlerine soğuk bir kış günü sabahında: - Hâfız, Evladım! Tütünün imana zararı var mıdır? diye sorar. İmam Efendi: - Hayır efendim yoktur. -Peki gözdeki çapağın abdeste zararı var mıdır? İmam Efendi bu sorulardan Şeyh Samini hazretlerinin kalp gözünün açık olduğunu anlayarak mahcup bir tavırla: -Yoktur, efendim! diye cevap verir. Şeyh Samini Hazretleri "Doğrudur evladım! Hadi bakalım, bugün misafirlerimiz gelecek bahçedeki bağdan misafirlerimiz için biraz üzüm topla, getir! " der. İmam Efendi bu isteğe şaşırır. Çünkü üzüm mevsimi değil ve her yer karla kaplıdır fakat yine de bağa gider, karlarının altındaki üzüm bağındaki asmaları yoklar, yaprakları dökülmüş kurumuş asmalardan başka bir şey yoktur. Geri döner ve Şeyh Samini Hazretlerine durumu izah eder. Şeyh Samini Hazretleri "Evladım, tekrar git bak! Bakan gözle değil, gören gözle bak !" diye söyler. İmam Efendi tekrar bağa gider ve çok farklı bir manzarayla karşılaşır. Karların altında yaprakları yemyeşil, üzümleri tam olgunlaşmış bir bağ görür. Bu apaçık kerâmet karşısında, eksikliğin şeyhinde değil kendisinde olduğunun idrâkîne varır. İmam Efendi, üzümle doldurduğu sepeti Şeyh Samini Hazretlerine getirir ve af dileyerek Samini Hazretleri'nin müridi olur ve kısa bir süre içinde icazet alır. İmam Efendi Hazretleri, Harput ve civar ahalisi için gerek eserleri, gerekse sohbet, irşâd, vaaz ve nasîhatleri ile bir feyiz kaynağı olmuştur. Gülzâr-ı Sâminî adındaki mektübâtı ve Gülbün-i irşâd ve Mecâlis-i Samîniyye adındaki beş cild kasideleri vardır. Sohbetleri üç kitab hâlinde "Sohbetname" adında basılmıştır 1924 yılında Harput'ta dar-ı bekaya irtihal etmiştir.
His tomb is in Harput Meteris cemetery. His real name is Osman Bedrettin Erzurumi. It is known by the name Imam Efendi among the people. He was born in Erzurum in 1858. He takes his first lessons from his teacher Mehmet Tahir Efendi in Erzurum. When he was nine years old, he memorized the Quran and became a memory. He starts to learn Arabic by taking consumable and nahiv lessons in the madrasah he went to. After learning Arabic, he turns to tafsir, hadith and fiqh sciences. Medfun Mahmud Samini is one of the caliphs in Palu. Osman Bedrettin, who participated in the 1877 Ottoman - Russian war, says one day he never knew in his dream: “Hafiz victim! I am waiting for you. You are looking for us. My power and strength decreased under the entrust to be given to you. My eyes are on the way. What is the reason to hide and overlook this much? Enough come to me now! ” After this dream, he began to wonder whether the dream was conceived. Who was the person who invited him and where was he? The next day he had another dream. In his dream, he met four blessed people. These people were Behâeddîn Buhârî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî, Ali Sebdî and Vehbî-yi Hayyâtî as tailor Baba. They said to him, “You will find what you are looking for in Palu. Respond to the invitation of Palestinian Sheikh Mohammed Sâminî! ” Upon this sign, he moved to Palu. While he was on his way, Mohammed Sâminî went to Palu from his magazine and said that the demand he was waiting for was coming to him, saying he was meeting with his students. Where she meets, she embraced her with compassion and affection. Then he took him to his lodge and dismissed him. However, Mahmud Sâminî's eyes were burring because of his tobacco smoking and discomfort, and because he had doubts in his heart and had question marks in his mind, Hâfız Osman Bedreddî was first to believe (to take the lessons of Sufi as a sufi). uncomfortable. For this reason, he intended to leave after a few days of visiting. Sheikh Samini Hazrat, who spiritually gained the questions that caused this confusion in the heart and mind of Osman Bedreddin, on the morning of a cold winter day to the nurses of Osman Bedreddin intending to leave: - We are, Boy! Is tobacco harmful to faith? she asks. Imam Efendi: - No, sir. - Is the burr in the eye damaged in ablution? Imam Efendi understood that these hearts were open to the eyes of Sheikh Samini, and said, in an embarrassed manner: -No, sir! she answers. Sheikh Samini His Holiness says, "It is true, my child! Let's see, today, our guests will gather some grapes for our guests from the vineyard in the next garden!" Imam Efendi is surprised at this request. Because it is not a grape season and everywhere is covered with snow, but it still goes to the vineyard, they do not have grapevines in the vineyard under their snow, there is nothing but dried leaves. He returns and explains the situation to Sheikh Samini. Sheikh Samini His Holiness "Boy, go again! she says. Imam Efendi goes back to the vineyard and encounters a very different view. Under the snow, the leaves are lush and the grapes are fully ripe. In the face of this obvious blessing, he concludes that the lack is not in the sheikh, but in himself. Imam Efendi brings the basket he filled with grapes to the Holiness of Sheikh Samini, and forgiveness, he becomes the disciple of the Holiness of Samini and receives a short notice. Imam Efendi Hazretleri has been a source of benevolence for Harput and his locals, both with his works, and his conversation, inspiration, sermons and advice. He has a letter named Gülzâr-ı Sâminî and five volumes of Gulbün-i irşâd and Mecâlis-i Samîniyye. His chats were published in three books under the name "Chatname".
T
Taha Ekinci on Google

İmam Efendi Hazretleri (d.1858 / ö.1922)Harput'ta yetişen büyük velilerdendir. 1274 (m.1858) yılında Erzurum'da doğdu. Kars'ta üçüncü tabur imamlığı yaptığı için "İmam Efendi" diye meşhur oldu. Asıl adı, Osman Bedreddin'dir. Babasının adı ise Seyyid Selman Sukûtî'dir. Çok küçük yaşta öğrenime başlayıp, dokuz yaşında hafız oldu. Kısa zamanda gerekli ilimleri tahsil ederek akranları arasında dikkat çekici bir yere geldi. Çok zeki olan ve yörede tahsil edilecek ilimleri yeterince tahsil eden İmam Efendi, bildiklerine doymuyor, daha fazlasını istiyordu. Yörede kendisini tatmin edecek bir âlim yoktu. İşte tam bu sırada Buhara'dan kendisini yetiştire­cek büyük âlim ve Allah dostu yola çıktı. Bu zat, Seyyid Ahmed Meramî Haz­retleri'dir. Buhara'dan yola çıkan Hazret, Erzurum'a kadar gelip, Hasankale ilçesi­nin Bevelkâsım köyüne gelip bu köyde imamlık görevine başladı. İlmî seviyesi kısa zamanda farkedilip, çevreye yayıldı. Yana yakıla ehil âlim arayan İmam Efendi de Hazreti duyanlar arasında idi. En kısa zamanda yolunu bulup Seyyid Ahmed Meramî Hazretleri'nin huzuruna geldi. Hazret bu gencin yetiştirilmesi için kendisine işaret edilen kimse olduğunu anladı. "Merhaba, hoş geldin Hafız Osman Bedreddin!" dedi. İlk defa görüştüğü zatın kendisini nereden tanıdığını merak edip hayretler içinde kaldı. Seyyid Ahmed Meramî Hazretleri ondaki istidadı görüp, talebeliğe kabul ettiğini bil­dirdi ve şöyle dedi: "Şunu bilesin ki, ilmin uçsuz bucaksız yolu, sonunda insanı Allah'a ulaş­tırır. İlmîn muhtelif sahneleri ve safhaları vardır. Bizim sana vereceğimiz ilim, Tasavvuf ilmidir. "Üzülme! Allah bizimledir" buyurulan ayet-i kerimenin tefsirine göre halik ile mahlûk arasında kavuşturucu bir rabıta vardır. Bundaki mana ve hikmet: "Oku, Malikini unutmazsa, bitmez tükenmez nimetlere kavu­şur. Bu mananın tekâmülü ve tesanütü ise huzurdur. Huzur. Allahü Teala'yı hiç unutmamak demektir." Hafız Osman Bedreddin Efendi bundan sonra her gün ders almak üzere hazretle anlaştı ve Erzurum'a döndü. Bundan sonra Osman Efendi Belvar kö­yünde kalmaya başladı. Her gün üç saatlik mesafedeki Bevelkasım köyüne gi­dip dersini alıyor, dönüyordu. Bu şekilde hocasının derslerine devamı yıllarca sürdü. İmam Efendi, tahsil hayatı boyunca hocasının birçok kerametine şahit oldu. Kendisi talebeliği sırasında Erzurum Rusların işgaline uğradı. Rus işgali­ni dağıtmak için Erzurumlular yediden yetmişe harekete geçtiler. Bir sabah ezanını Osman Bedreddin Efendi okuyarak halkı harekete hazır hale getirdi. Rus askerleri Aziziye Tabyalarından püskürtüldü. Bu sırada Osman Bedreddin Efendi'nin silahsız olarak taşla mücadele ettiğini, attığı her taşın bir düşman as­kerini öldürdüğünü, taşı almak için yere eğilmediğini, taşların kendi kendine eline dolduğunu çevresinde bulunanların hepsi görüyordu. Nene Hatun olarak bilinen Hatice Hanım da İmam Efendi'nin bu kerametini görenler arasında idi. Bu durumu gören Ordu Kumandanı Gazi Ahmed Muhtar Paşa, İmam Efendi’yi ordu içinde tabur imamı olarak görevlendirdi. İmam Efendi bu görevde iken meşhur velilerden Seyyid Tahâ-i Hakkari Hazretleri’nin oğlu ve halifesi Seyyid Ubeydullah, Mevlanâ Hâlid-i Bağdadi Hazretleri'nin halifelerinden Küfrevî Şeyh Muhammed, Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî, Erzincanlı Terzi Baba Hazretlerinin halifelerinden Hacı Fehmi efendilerle sohbet etme şerefine erişti. Görevli bulunduğu taburu 1882 yılında Pa­lu'ya nakletti. Bu sırada son mürşidi Mahmud Sâmîni Hazretleri'ne kavuştu. Mahmud Sâmîni Hazretleri, İmam Efendi'nin hallerini talebelerine bir bir anlattı. Onu öven sözler söyledi. Bir gece İmam Efendi'ye rüyasında şöyle de­di: "Hafız, kurban! Ben seni bekliyorum. Sen de bizi arıyorsun. Sana veril­mesi gereken emanetin altında kudret ve kuvvetim azaldı. Gözüm yoldadır. Bu kadar saklanmaya ve naz etmeye sebep nedir? Yeter artık gel bana!" Bundan sonra peşpeşe buna benzer rüyalar gördü. Son rüyasında mürşi­dine kavuşmak için, Palu'da Şeyh Mahmud Samini Hazretleri'ne varması em­redildi. Palu'da kendisini Mahmud Saminî Hazretleri müridleri ile birlikte karşıladı. Bundan sonra hayatını mürşidinin yanında geçirdi...
Imam Effendi (d.1858 / d.1922) He was one of the great saints who grew up in Harput. He was born in Erzurum in 1274 (m.1858). He became famous as "Imam Efendi" because he was the imam of the third battalion in Kars. His real name is Osman Bedreddin. His father's name is Seyyid Selman Sukûtî. He started education at a very young age and became a hafız at the age of nine. In a short time, he studied the necessary sciences and reached a remarkable place among his peers. Imam Efendi, who was very intelligent and had enough education in the region, could not get enough of what he knew and wanted more. There was no scholar in the region to satisfy him. At this point, the great scholar and friend of Allah set out from Bukhara to train him. This person is Sayyid Ahmed Meramî. Hazret, who set off from Bukhara, came to Erzurum, came to the village of Bevelkâsım of Hasankale district and started to work as an imam in this village. Its scientific level was noticed in a short time and spread to the environment. Imam Effendi, who was looking for a competent scholar, was among those who heard the Prophet. He found his way as soon as possible and came to the presence of Sayyid Ahmed Meramî. Hazret realized that he was the person who was pointed to raise this young man. "Hello, welcome Hafız Osman Bedreddin!" said. He was astonished, wondering how the person he met for the first time knew him. Sayyid Ahmed Meramî saw his talent and accepted him as a student and said: "You should know that the endless path of science will eventually lead people to Allah. Knowledge has various stages and stages. The science we will give you is the science of Sufism." ! Allah is with us "According to the interpretation of the verse of the verse, there is an unattractive relationship between the halik and the creature. The evolution and solidarity of this meaning is peace. Serenity. It means never to forget Allah. "Hafız Osman Bedreddin Efendi made a deal with him every day and returned to Erzurum. After that, Osman Efendi started to stay in the village of Belvar. He went to the village of Bevelkasım, which is three hours away every day, took his lessons and returned. Imam Efendi witnessed many miracles of his teacher during his education. Erzurum was occupied by the Russians during his education. Russian soldiers were repelled from the Aziziye Bastion, while all those around saw that Osman Bedreddin Efendi was fighting with the stone unarmed, killing an enemy soldier with every stone he threw, he did not bend to the ground to take the stone, and that the stones were filled with himself. this kerame of Imam Effendi He was among those who saw the spirit. Seeing this situation, Gazi Ahmed Muhtar Pasha, the Army Commander, assigned Imam Efendi as the imam of the battalion in the army. While Imam Efendi was in this position, he had a conversation with the famous saints Sayyid Ubeydullah, the son and caliph of Sayyid Tahâ-i Hakkari, Küfrevî Sheikh Mohammed, Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi, one of the caliphs of Mevlana Hâlid-i Bağdadi, and Haji Fehmi, one of the caliphs of the Erzincan Terzi Baba . He transferred his battalion to Palu in 1882. Meanwhile, his last guide, Mahmud Sâmîni, met his Holiness. His Holiness Mahmud Sâmîni explained the conditions of Imam Efendi to his students. He spoke words praising him. One night, he said to Imam Effendi in his dream: "Hafez, sacrifice! I am waiting for you. You are looking for us, too. My strength and power have decreased under the trust that should be given to you. My eyes are on the way. What is the reason to hide and pray so much? Enough now come to me. ! " After that, she had dreams like this one after another. In his last dream, he was ordered to arrive at His Holiness Sheikh Mahmud Samini in Palu to meet his master. His Holiness Mahmud Samini welcomed him with his followers in Palu. After that, he spent his life with his guide ...

Write some of your reviews for the company Imam Efendi Tomb (Osman Bedrettin Erzurumda my Hz.)

Your reviews will be very helpful to other customers in finding and evaluating information

Rating *
Your review *

(Minimum 30 characters)

Your name *